• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/kirmizicember/
                                       BAĞIŞBAĞIŞ
        
    
ŞAMBRA'NIN 21 GERÇEKLEŞTİRİMİ

21 Şambra Gerçekleştirimi

 Eve dönüş yolculuğunuz için damıtılmış bilgelik

 

 

Bir Numara - Ben Varım. Ben Benim. Her şey bundan kaynaklanır.

Bu sizin bilincinizin tutkusudur: "Ben Varım. Ben Benim. Ben her zaman var oldum. Benim bir başlangıcım yok. Benim bir sonum yok. Ben ebediyim. Farklı biçimlerde var olabilirim. Bu yaşamda insan kimliğimle var olabilirim ama bu parçam öteye gittiğinde bile ben hala var olurum." Her şey bundan, saf bilinç durumunuzdan akar.

 

İki Numara - Herhangi bir şeyin meydana gelebilmesi için bilincin mevcut olması gerekir.

Herhangi bir yaratım ya da deneyimin var olabilmesi için, öncelikle bilincin, onu algılamak ve ifade bulmaya çağırmak için orada olması gerekir. Yaratımını gözlemlemek ve deneyimlemek için bilincin varlığı orada olmazsa, yaratım sadece bir potansiyel olarak var olur. Bilinç maddeden doğmaz; kaynak odur. Bilinç her şeyin anahtarıdır; bir şey algılanana kadar hiçbir şey meydana gelemez.

 

Üç Numara - Her şey bir bilinç eylemidir.

Her şey bilincin bir eylemidir. Aynada gördüğünüz yüzünüzden en zayıf dürtüye; en yüksek aydınlanmadan en karanlık zulme; en derin sevgiden en soğuk kayıtsızlığa, kurbandan mağdura, doğumdan ölüme kadar- yaptığınız her şey, deneyim amacıyla bilinciniz tarafından oynanan bir rolden ibarettir. Mevcut rolden devam etmeyi seçtiğinizde veya yeni bir deneyim yaşamayı dilediğinizde, rolü değiştirebilirsiniz. Bu sizin özgür iradenizdir.

 

Dört Numara - İnsan yolculuğu bilincinizi ve enerjinizi deneyimlemekle ilgilidir.

Dünya, bilinç ve enerji arasındaki ilişkiyi keşfedebilmemiz ve anlayabilmemiz amacıyla melek varlıkların yavaşlatılmış bir gerçekliğe bedenlenebilmesi için özel olarak yaratılmıştır. Bilinciniz saftır. Enerjiniz ise; algınız ve deneyim arzunuz tarafından ifade bulmaya çağrılana kadar nötrdür. Bilinç ve enerji arasındaki ilişkiyi anlamak Dünya'daki yaşamın amacıdır.

 

Beş Numara - Enerji iletişimdir. Ne daha fazlası ne de daha azıdır.

Enerji iletişimdir, o parçacık, kuvvet ya da güç değildir. O, bilincinizin kendini bilme arzusuyla yarattığı şeydir. Enerji, bilincin bir deneyim yaşama arzusu tarafından ateşlenene kadar nötr bir durumdadır. Bu durum enerjiyi harekete geçirir ve enerjinin dinamiği ve tasarımı, her zaman bilincin kendisini nasıl algıladığıyla tam bir uyum içinde olacaktır. Enerji, bilincin kendi doğası ve durumu hakkında sahip olduğu kesintisiz bir iletişimdir.

 

Altı Numara - Gerçekliğinizdeki her şey sizin enerjinizdir.

Tüm enerji sizindir, o kendi ruhunuzun şarkısıdır. Bilinç her şeyi yalnızca kendi enerjisi aracılığıyla algılar, tıpkı sizin yalnızca kendi fiziksel gözlerinizle görebilmeniz, asla bir başkasının gözleriyle görememeniz gibi. Bu nedenle, gerçekliğinizdeki her şey, kendi benliğinize ilişkin algınız tarafından mevcut formuna çağrılan kendi enerjinizdir. Doğa ya da diğer insanlar gibi sizin "dışınızda" bir enerji tasarımı olduğunda bile, onu algılayabilmek için o tasarımı siz kendi enerjinizle doldurursunuz. Başkalarını doğrudan oldukları gibi algılamazsınız, yalnızca kendi enerjiniz aracılığıyla algılarsınız. Enerji verilemez ya da alınamaz, ancak böyle bir alışverişin illüzyonunu yaratabilirsiniz. Enerjinizi nasıl algılayacağınız ve alacağınız tamamen size bağlıdır.

 

Yedi Numara - Üstat enerjinin kendisine hizmet etmesine izin verir.

Gerçekliğinizdeki her şey sizin enerjiniz olduğunda, artık yaşamınızdaki herhangi bir şeyi seçmenize, korumanıza veya reddetmenize gerek kalmaz. Üstat olarak, yaşamın her anının sizin yaratımınız olduğunu, Özgür Benliğinizden İnsan Benliğinize verilen bir armağan olduğunu anlarsınız. Bu nedenle enerjinizi, size mükemmel bir şekilde hizmet ettiğini bilerek, mutlak güven ve akış içinde tamamen alabilirsiniz. Başkaları sizin enerjinizi çalamaz, siz de kendi dışınızdaki herhangi bir şeyden enerji alamazsınız. Bir Üstat enerjiyi sınırlamak, manipüle etmek ve ona direnmek yerine, onun kendisine hizmet etmesine izin verir.

 

Sekiz Numara - Tüm enerji çözüm arar.

Enerjiniz bir gerçekliği oluşturmak ve ifade etmek için kutupluluk kazanana kadar nötr durumdadır. Deneyim boyunca özgürce akması gerekir ama çoğu zaman travma, suçluluk, utanç ve diğer sorunlar nedeniyle sıkışıp kalır. Bu sıkışmış enerji daha sonra bedende ağrılar, acılar ve hastalıklar olarak ve yaşamda tekrar eden kalıplar, sorunlar ve zorluklar olarak ortaya çıkabilir. Sorunları bıraktığınızda ve bilgeliğe izin verdiğinizde, enerjiniz doğal akışına geri dönecek, şifa, çözüm ve yenilenme getirecektir.

 

Dokuz Numara - Siz kendi Birliğinizsiniz.

Varoluşunun zamansız sarmalı boyunca, ruhunuz kendisinin sayısız ifadesini üretmiştir. Ve enerji her zaman çözümünü bulduğu için tüm yaşamlar, veçheler ve deneyimler kaçınılmaz olarak bu derin içsel birliğe geri döner. Her şey- geçmiş, şimdi ve gelecek, her potansiyel - zaten içinizdedir. Birliğiniz egemendir, başka hiçbir varlığa veya güce bağımlı değildir, hatta kendi dışındaki hiçbir şeyle birleşmez -içine karışmaz. Kendi Birliğinize dönmekle sonuçlanacak bir yolculuktasınız.

 

On Numara - Gerçekleştirim doğal bir olaydır.

Aydınlanma her parçanızın tam olarak bütünleşmesidir. Enerji her zaman çözüme doğru ilerler, bu da Gerçekleştiriminizin kaçınılmaz bir sonuç olduğu anlamına gelir. Kişi deneyimin ne kadar derinine dalarsa dalsın, ruhun şarkısı sizi her zaman eve geri döndürecektir. İnsanın Gerçekleştirimini tasarlaması ve yapması mümkün değildir. Aslında, siz zaten Gerçekleştiniz ve şimdi sadece oraya nasıl ulaştığınızın deneyiminden geçiyorsunuz sanki zamanda geriye yolculuk yapıyormuşsunuz gibi.

 

On Bir Numara - Gerçekleştiriminizden siz sorumlu değilsiniz.

Aydınlanma ruhun ve içsel Üstadın arzusu ve tahrikiyle gerçekleşir ve bu da tüm yaşamlarınızın doruk noktasıdır. Ruhun insan ifadesi olarak sizin tek sorumluluğunuz yolculuğu duyusal olarak deneyimlemektir. Varış noktası onaylandı; oraya nasıl ulaşacağınız size bağlıdır.

 

On İki Numara - Gelecek, geçmişin şifalanmasıdır.

İnsanlar olarak geleceği geçmiş üzerine inşa etme eğilimindeyiz. Yarın muhtemelen düne benzeyecektir; çocukluk yaraları sorunlu yaşamlar yaratır; bitmemiş işler karmik yeniden bağlantılara yol açar. Ancak, kişi sorunları bıraktığında, acı çekmekten vazgeçtiğinde ve kendini sevmeyi seçtiğinde, gelecek çok farklı hale gelir. Hiçbir şeyin yanlış olmadığını fark edersiniz; her şey artık ruha bırakılan ve bilgeliğe taşınan bir deneyimden ibarettir.

 

On Üç Numara - Acı çekmek aptallar ve din adamları içindir.

Acı çekmenin insan deneyiminin bir parçası olması asla amaçlanmamıştır. Ancak, belki de Dünya'ya gelmenin ve Öz'ü unutmanın orijinal suçluluğu nedeniyle insan bilincinde yer etmiştir. İster karakterinizi güçlendirmek ister günahlarınızın bedelini ödemek ya da aydınlanmak için olsun, acı çekmeye kesinlikle gerek yoktur. İstediğiniz zaman acı-bilincini neşe-bilincine dönüştürebilirsiniz.

 

On Dört Numara - Hiç kimsenin ya da hiçbir şeyin kurbanı değilsiniz.

İnsanlar tarafından oynanan her rol bir bilinç eylemidir ve gerçekliğinizdeki her şey sizin enerjinizdir. Dolayısıyla, siz o rolü oynamayı seçmediğiniz sürece hiçbir varlık ya da kuruluş size zarar veremez ya da enerjinizi çalamaz. Eğer bir kurban olduğunuza inanırsanız, yaşamınızda bu kalıbı yaratırsınız. Ve her kurban her zaman bir istismarcıdır. Bilincin kurban rolünü bıraktığınızda ve deneyiminizin tüm sorumluluğunu üstlendiğinizde, kendinizi özgürleştirirsiniz.

 

On Beş Numara - Bolluk ve sağlık varoluşun doğal halleridir.

Ruhunuz doğal olarak bolluk, esenlik, huzur ve sevinç içinde var olur. Eksiklik, sınırlılık ve acı içinde yaşamak doğal değildir. Kendinize doğal varoluş halinizi hissetme iznini verdiğinizde, doğal rahatlık ve denge halinizi geri kazanacaksınız.

 

On Altı Numara - Hayatınızda sorunlar varsa, bunun nedeni onlardan hala bir şeyler elde ediyor olmanızdır.

Yaşam deneyiminizde her ne varsa, ondan hala bir şeyler elde ettiğiniz için o oradadır. İstenmeyen şeyler bile bir şekilde size hizmet ettikleri için ordadır. Yaratıcı olan sizsiniz. Kendinize bu durumdan ne elde ettiğinizi sorun ve eğer yolunuza devam etmeye hazırsanız, onu artık hayatınızdan çıkarın ve bilgeliğe dönüşmesine izin verin.

 

On Yedi Numara - Biyolojinizin ve düşüncelerinizin %90'ından fazlası size ait değildir.

Bedeniniz çoğunlukla atalarınızın bir ürünüdür. Zihniniz kalıpları takip etmeye programlanmıştır; o, ailenizden, öğretmenlerinizden, arkadaşlarınızdan, haberlerden ve kitlesel bilinçten gelen inançları, algıları ve korkuları- ister somut bir biçimde ifade edilenleri isterse düşünceler gibi fiziksel olmayanları- alır ve bunları içselleştirir. İnsanlar içlerinden gelen tüm algı ve deneyimleri sahiplenme eğilimindedir, ancak farkındalığınızı kullanarak neyin gerçekten size ait olduğunu ayırt edebilirsiniz. Sizin olan, sizin seçtiğinizdir. Yalnızca istediklerinizi elinizde tutun, sonra derin bir nefes alın ve geri kalan her şeyi bırakın.

 

On Sekiz Numara - Yaralarınızı sadece ruhunuz iyileştirebilir ve bunu, sadece siz hazır olduğunuzda yapabilir.

Yaşamınız boyunca yaralarınızdan kaçabilir, onlara tepki verebilir, onları takıntı haline getirebilir, onlara öğüt verebilir, onları işlemden geçirebilir ve onları sayısız yolla iyileştirmeye çalışabilirsiniz. Gerçek şifa ancak yaralarınızı ruhunuza bırakarak ve onun affedişini kabul ederek gerçekleşebilir. Ruhun sonsuz sabrı vardır ve o, sizin sorunlarınızla işiniz bitene ve siz onları bırakmaya hazır olana kadar bekleyecektir. Sonrasında, her şeyi kabul edecek, iyileştirecek ve saf bilgeliğe dönüştürecektir.

 

On Dokuz Numara - Fiziksel, duygusal ya da toplumsal olarak yerçekimine bağlı değilsiniz.

Fiziksel dünyada yerçekimi nesneleri bir arada tutan bir güçtür ve düşünce aleminde, duygularda, inançlarda, kitle bilincinde ve daha fazlasında da aynı işlevi görür. Kuantum fiziğinde, bazen karanlık enerji olarak da adlandırılan genişleyici yerçekimi vardır. O, fiziksel evrenin genişlemesinden düşüncelerin, inançların ve duyguların açılmasına kadar her şeye izin verir. İnsanın sınırlı perspektifinde biz sadece "içeriye doğru" yerçekimini görür ve deneyimleriz ama aslında maddenin ve zihnin kısıtlamalarının ötesine geçmek için "genişleyen" yerçekimine de erişimimiz vardır.

 

Yirmi Numara - İnsan Varlığından daha büyük bir Varlık yoktur.

Diğer varlıklar ve uygarlıklar var olsa da ve hatta teknolojik ve entelektüel olarak ileri olsalar da, en derine dalmış olanlar, en fazla unutanlar, en fazla acı çekenler ve yine de öğrenmeye, büyümeye ve sonunda hatırlamaya devam edenler insan formundaki melek varlıklarıdır. Yuva'yı arayan melekler olarak sevgiyi tam da burada, Dünya'da keşfettik. En karanlık gecelerde ışığı kovaladık. En derin acılarda şefkati seçtik. Ve şimdi bilgeliğimiz yaratılış boyunca yayılıyor, tüm kozmosu etkiliyor. Başka hiçbir varlık insanlar kadar acı çekmemiş ve öğrenmemiş, sanat, şiir ve müzik kadar derin ve duyusal şeyler yaratmamıştır. Bu da insanları en kutsal ve en gelişmiş varlıklar haline getirmektedir.

 

Yirmi Bir Numara - Tüm yaratılışta her şey yolundadır.

İnsanlık durumunu, en derin şekillerde deneyimlemek ve bilinç, enerji ve öz-sevgi hakkında bilgi edinmek için üstlendiniz. İnsan olmak asla bir ceza ya da lanet değildi; keşfetmek ve yaratmak için yapılan cesur bir seçimdi. Tamamen aydınlandığınızda ve gezegenden yükseldiğinizde, hikayeleriniz sayısız başka varlığa ilham verecek ve onları eğitecektir çünkü siz her şeyin yolunda gittiğinin yaşayan kanıtısınız. Bu bilgiyle, Aydınlanmanızda rahatlayabilir ve gezegendeki bu son yıllarınızı seçtiğiniz herhangi bir şekilde deneyimleyebilirsiniz. Hiçbir ruhlu varlık gerçekten kaybolmaz ve hiçbir sorun asla çözümsüz kalmaz.

 

  
703 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın